06 Nisan 2005 Çarşamba

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ YASA TASARISI ÜZERİNDE  

BAŞKAN - Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu ve şahsı adına, Sinop Milletvekili Engin Altay söz istemiştir.

Buyurun Sayın Altay. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Altay, süreniz 15 dakikadır.

CHP GRUBU ADINA ENGİN ALTAY (Sinop) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 835 sıra sayılı, tarım kredi kooperatifleriyle ilgili bir tasarıyı görüşüyoruz. Cumhuriyet Halk Partisinin görüşlerini açıklamak üzere huzurunuzdayım.

Tarım Kredi Kooperatiflerinin mazisi 1863'teki memleket sandıklarından başlamış, 1924'te itibarî ziraî kredi kooperatifleri ve 1935'te de tarım kredi kooperatifleri olarak isimlenmiş, şekillenmiştir. Bahse konu kooperatiflerle ilgili müteaddit defalar çeşitli kanunlar yapılmakla birlikte, tarım kredi kooperatiflerinin -üzüntüyle ifade etmek lazım ki- kuruluş amacına, kuruluş gerekçelerine uygun bir şekilde görev ifa ettiğini söylemek de mümkün değildir.

Konuşmamın sonunda, cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk'ün, tarım kredi kooperatiflerine bakışıyla ilgili, taa 1931 yılında söylediği bir demeci de sizlere sunacağım.

Tarım kredi kooperatiflerinin, hiç şüphesiz ki, çiftçiye destek, çiftçiye örgütlenme, çiftçiye bilinçli ve verimli tarım, çiftçiyi yönlendirme ve çiftçimize kalkınmada öncülük etme olarak nitelendirilebilecek görevleri olmakla beraber, örgütlenme yapısındaki aksaklık, yönetim modelindeki eksiklik ve hükümetlerin destek yetersizliği nedeniyle bugüne kadar istenilen verimi alamadığımız bir kuruluşumuzdur.

Tarım kredi kooperatiflerinin, ticarî faizler kadar olmamakla beraber, kredi faizleri, kurulduğu günden bu yana sorun olmuştur. Bugün itibariyle tarım kredi kooperatiflerinden kredi kullanan çiftçilerimizin, tarım kredi kooperatiflerine ödedikleri faiz yüzde 18'dir; ancak "enflasyonu tek haneli rakamlara düşürdük" diye övünen siyasî iktidarın, Türk çiftçisine yüzde 18'le -hem de tarım kredi kooperatifi aracılığıyla- faiz vermesi, bunu reva görmesi çok anlamlı değildir, çok sempatik değildir.

Vadesi geçen borçlarla ilgili olarak da, faizleri sildik, düşürdük, affettik... Bunlar da çok reel değildir. Herkes biliyor ki, tarım kredi kooperatiflerinin vadesi geçen borçlarına, toptan eşya fiyat endeksi oranında faiz uygulanmaktadır; ama, asıl olarak, şu anda bu görüşmeleri izleyen çiftçilerimizin, tarım kredi kooperatifleriyle ilgili olarak iki temel sıkıntısı var. Birincisi, faizlerin yüksekliği, ikincisi de -Sayın Bakan dikkat buyurursa, dinlerse çok sevinirim- plasman yokluğu. Ben, burada bir vesileyle, birkaç ay önce tarım kredi kooperatiflerinin, çiftçilerin, plasman yetersizliği nedeniyle, ne kadar mağdur olduğunu anlatmıştım. Sayın Bakan da çıkıp "bu plasman yetersizliğini, eksikliğini çözeceğiz" demiş idi; fakat, Sayın Bakan, o zaman, bizim ya ne dediğimizi dinlemedi, bugün aradan aylar geçti, şimdi de dinlemiyor.

Sayın Bakan, beni dinlemeyecekseniz... Bu konu sizi ilgilendiriyor.

BAŞKAN - Sayın Bakan...

ENGİN ALTAY (Devamla) - İstirham ederim!..

Şimdi, sabahleyin Saraydüzü'nden Hasan Yayla aradı ki "Saraydüzü Tarım Kredi Koopera-tifinde 5 kuruş para yok" diyor. Ben bu sorunu 2 ay önce burada gündeme getirdim. Siz de dediniz ki "bunu çözeceğiz" ama, 2 ay geçmiş, hâlâ, Türkiye'nin birçok yerinde tarım kredi kooperatifle-rinde plasman yok. Bu kanunu öyle veya böyle çıkarsanız ne olur çıkarmasanız ne olur. İşlevsiz bir birimin, burada, saatlerce konuşulmasının bile, bana göre, bir anlamı yoktur. Devlet yönetiminde her şeyin bir varlık sebebi vardır. Tarım kredi kooperatiflerinin varlık sebebi de, çiftçimize ucuz, düşük faizli kredi vermek, ucuz tohum vermek, mazot vermek vesair vesair gübre vermek; ama, bugün, Türkiye'nin birçok yerinde tarım kredi kooperatifleri kredi veremiyor, mazot veremiyor, gübre veremiyor. Bunların altını çizerek hükümetimizin dikkatine, milletvekillerimizin bilgisine sunuyorum.

Bakın, 59 uncu Hükümet Acil Eylem Planı, aynen okuyorum: "Çiftçimizin rahatlamasını sağlamak için tedbirler alınacağını, güven ortamı, bütçe disiplini ve harcama reformuyla tasarruf-ların sağlanacağını, öncelikli olarak, mazot gibi kalemlerdeki ağır vergilerin azaltılmasıyla, çiftçi-nin üzerindeki tahammül edilemez yükün -tahammül edilemez yükün- hafifletileceğini taahhüt edi-yoruz" dediniz. Şimdi, bu sizin taahhüdünüz; bu kitap da, sizin taahhüdünüzün iflas belgesi. Bu kitaptan her milletvekilinin odasında en az bir tane vardır.

Değerli arkadaşlar, bu da hepinizde var. 18 Mart 2003; Başbakan Recep Tayyip Erdoğan; 59 uncu Hükümet Programı. Bunun altında Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası var, bunun altında da Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası var; 2005 Yılı Programı, Resmî Gazete.

Şimdi, hükümetin şunu söylemesi lazım: "Programda öngördüklerimizi..." Seçim beyannamesi demiyorum, seçimden önce çok şey söylediniz, ettiniz, ayrı; oyları aldıktan sonra hükümeti çattığınızda bir program yaptınız ve "bu hükümet -milletten oy almış, destek almış bu hükümet- şunu şunu yapacak" dediniz; imza Recep Tayyip Erdoğan. 2005 Yılı Programı, 31 Ekim 2004 Pazar, Resmî Gazete; buranın da 74'ten 78'e kadar, 198'den 210'a kadar olan sayfaları lütfen odanızda bulunan bu kitaplardan alın ve okuyun, göreceksiniz ki, bu, bu 59 uncu Hükümet Programının iflas belgesidir. Bunu tartışmaya gerek yok, kitap herkeste var.

Şimdi, tarım çok önemli bir konu, her alanda olduğu gibi tarım konusunda da hükümetimizin karnesi Başbakanın imzasıyla kötüdür. Burada söylenen, açıklanan birçok şeyde "yapılamadı" bile denilemiyor "yapılamıyor", "olamıyor", "halledilemiyor" ifadeleri var, bunu bilginize sunuyorum.

Sadece 2003 yılında; yani, sizin iktidarınızda tarım sektöründeki küçülme 630 000 000 civarında dışticaret açığına neden olmuştur. 2005 yılında da tarım sektöründe 1,7'lik bir gerilemeyi, küçülmeyi siz öngörüyorsunuz. Böylece, cumhuriyet tarihinde tarım sektörü, ilk defa, üç yıl üst üste küçülüyor. Altını çizerek söylüyorum, 60 yıllık süreçte tarım sektörü, ilk defa, aralıksız üç yıl küçülme gösteriyor; bu da, hükümetinizin örnek icraatlarından biridir.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)- 2004 sonuçlarını biliyorsunuz değil mi?

ENGİN ALTAY (Devamla)- 2004 sonuçlarının çoğu tahmini Sayın Bakanım burada. Ben vereceğim; rakam vereceğim size burada...

BAŞKAN- Sayın Bakan, karşılıklı konuşmayalım lütfen.

ENGİN ALTAY (Devamla)- Daha önce, Sayın Millî Eğitim Bakanımıza da buradan bir rakam vermiştim. Sayın Millî Eğitim Bakanı çıkmıştı, benim söylediğim rakamların aksine rakamlar vermişti; ben de, ona, yine, bu 2005 programını göstermiştim.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI SAMİ GÜÇLÜ (Konya)- Hayır, 2004 büyüme rakamları açıklandı da onun için.

BAŞKAN- Sayın Bakanım, lütfen...

ENGİN ALTAY (Devamla)- Geleceğim Sayın Bakanım.

Tarımın yeterince desteklenmediğini siz söylediniz. Girdi fiyatlarının çok yüksek olduğunu siz söylediniz. Ürün fiyatlarının; yani, çıktı fiyatlarının düşük olduğunu siz söylediniz. Mazottaki ağır vergilerin acilen kalkması gerektiğini de siz söylediniz ve söylediniz ki "ey milletim, biz, bütün bunları iktidara gelir gelmez yapacağız." Taahhüt ettiniz...

BAŞKAN- Sayın Altay, maddeyle ilgili konuşur musunuz.

ENGİN ALTAY (Devamla)- Maddeye giriyorum; tarımı konuşuyoruz Sayın Başkan.

BAŞKAN- Buyurun.

ENGİN ALTAY (Devamla)- Gireceğim, hemen buradan tarım kredi kooperatiflerine geçeceğiz.

Tarıma yeterince destek ayrılmadığını söylediniz. Gayri safî millî hâsılanın yüzde 12'sini oluşturan, istihdamda yüzde 34'lük payı olan tarım sektörüne sahip bir ülkede, tarıma gayri safî millî hâsılanın yüzde 1'inin altında destek, pay ayırdınız. Doğrudan gelir desteği dahil Sayın Bakan, 2004 yılında 3 trilyon 193 milyar lira gelir desteğini 2005'te 3 trilyon 461 milyar liraya çıkardınız. 2004 ile 2005 arasındaki fark, artış yüzde 1'den çok azdır.Girdi fiyatları, döneminizde, nitrat gübrede 185 000 liradan 340 000 liraya geldi; tarım kredinin sattığı gübreyi konuşuyoruz. DAP gübresinde, 315 000 liraya aldığınız gübreyi 575 000'e çıkardınız. Bunlar, fabrika çıkış fiyatıdır, köylünün eline geçişi daha farklı.

1 223 000 liraya aldığınız mazotu 1 900 000'e çıkardınız, bu sabah gelen yüzde 2 zam, bu, benim verdiğim rakamın içinde yok.

2003'te 352 000 lira olan buğdayı, 2004'te, Sayın Bakan, 350 000'e siz düşürdünüz.

2003'te 215 000 lira olan yaş üzümü, 2004'te 198 000 liraya siz düşürdünüz Sayın Bakan.

2003'te 1 955 000 lira olan kuru inciri, 2005'te 1 939 000 liraya da siz düşürdünüz.

Ülke tarımını getirdiğiniz noktada Tarım Kredi Kooperatiflerinin çiftçimize yapabileceği fazla bir şey zaten kalmadı.

Doğrudan gelir desteği 2004'ü bile daha ödeyemediniz.

Tarımsal sulamada kullanılan elektriğin fiyatını 102 000 liradan alıp, 138 000 liraya da siz çıkardınız.

"Faizleri sildik" dediniz; toptan eşya fiyat endeksi oranında faizi halen uygulamaya devam ediyorsunuz.

Doğrudan gelir desteği 2005 için ayrılan 2 milyar 673 milyon olarak planlanan desteği, 2005'te 1 930 000 YTL'ye de siz düşürdünüz.

Başbakan "mazota yüzde 40 destek veriyoruz, yetmiyor mu" derken; Sayın Bakan, siz, tam bir hafta sonra "maalesef, gübre ve mazot desteği için bütçeye ödenek ayıramadık, koyamadık" demediniz mi?

Hayvancılık, toplam tarımsal desteklemeler içinde yüzde 8,1'den yüzde 4,7'ye siz düşürmediniz mi? Hayvancılık üretimi, istenilen düzeye çıkarılamamaktadır -çıkarılamamıştır değil, çıkarılamamaktadır- yapamıyoruz... Burada yazıyor, sayfa 205, Resmî Gazete.

Su ürünlerinde bir yılda yüzde 6,4'lük bir düşüşü de bu ülkeye siz yaşattınız. Sadece balık üretiminde yüzde 15,7'lik bir üretim düşüşüne de İktidarınız sebep olmuştur.

ABDULKADİR KART (Rize) - Hiç iyi bir şey yok mu?!

ENGİN ALTAY (Devamla) - Evet.

Değerli milletvekilim, bu kitap odanızda; alırsınız, bakarsınız.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Balıkçılıkta mazotta ÖTV almadık, yine "düştü" diyorsun.

ENGİN ALTAY (Devamla) - Balıkçılığı, ben, sana söyleyeyim onu.

BAŞKAN - Sayın Kacır...

ENGİN ALTAY (Devamla) - Su ürünleri üretiminde bir yılda yüzde 6,4'lük bir düşüş var. Diyeceksin ki, niye bir yılda yüzde 6,4 de balıkta yüzde 15; burada bir çelişki arıyorsun Ünal Bey. Burada çelişki yok. Yüzde 70'i su ürünleri üretimimizin balıktır. Balıkta yüzde 15 düşüş var, diğer yüzde 30'da düşüş yok artış var, salyangoz ve sair. Bunun dengesi de yüzde 6,4'tür.

Yani, utanmasam, diyeceğim ki, hükümetiniz denizleri de kuruttu, balıkçıları da çiftçiyle beraber perişan etti diyeceğim.

Değerli arkadaşlar, Büyük Atatürk, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1931'de bir şey söylüyor, ne diyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Altay, tamamlayabilir misiniz...

ENGİN ALTAY (Devamla) - Son bir paragraf, bitiriyorum.

Yıl 1931. Bu Parlamentonun da kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarım kredi kooperatifleriyle ilgili yorumunu, görüşünü şöyle açıklıyor: Köylü, üretim için lazım olan yeterli krediyi en uygun faizle ve malını paraya çevireceği zamana kadar ödemek zorunda kalmadan bulmalıdır. Bu, çok tarihî bir söz, tarım kredi kooperatiflerinin ne yapması lazım geldiğini de bize çok güzel ifade eden bir söz. Hükümetimizi bu konuda dikkate, sayın milletvekillerimizi -iktidarıyla, muhalefetiyle- bu konuda duyarlılığa çağırıyorum.

Arkadaşlarım söylediler, Türk köylüsünün durumu hiç iç açıcı değil. Böyle giderse, Türkiye'de köylere bir tane kravatlı adam sokmazlar, haberiniz olsun. Siyasetçileri hiç sokmayacaklar. Hele, sizi, muhtemeldir ki, hiç sokmayacaklar.

Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Altay.